Patronumun Tecavüzüne Uğradım

Selam sex hikayeleri tutkunkarı nasılsınız? Benim adım Bahar, 26 yaşındayım ve 3 yıldır evliyim. Evliliğim gayet iyi gidiyor her hangi bir sorunumuz olmadı şu ana kadar. Sizlere anlatacağım sex hikayesi evliliğimle ilgili değil, aksine bu ilişkiden bırakın evliliğimle alakalı olmamasını kocamın haberi dahi yok. Yani iş yerinde kelimenin tam anlamı ile bir tecavüz olayının başımdan geçtiğini, güç kullanılarak ilişkiye zorlandığımı kocama nasıl söyleyebilirim şu ana kadar pek aklıma bir fikir gelmedi, öte yandan söylemek pek akıllıca olmaya bilir çünkü kocam muhtemelen benimde birşeyler yaptığımı, tecavüze bir şekilde izin verdiğimi falan düşünebilir.

Ben daha önce hiç sex hikayesi yazmadığımdan dolayı olayları nasıl alatacağımı bilemiyorum, karşımda bir ekran değilde yakın bir arkadaşım varmışcasına olayları birebir yazmaya çalışacağım umarım anladığım şeyler olmaz. İş yerinde bana tecavüz eden adamın ismi Hüseyin, yaşı zannediyorum 55 li civarda ve sadece bana tecavüz etmesi değil, iş yerindeki başka kızlara da yanaştığını duymuştum bir kaç ay önce. Bu duyumdan sonra aslında o adamla baş başa kalmamak için elimden geleni yapıyordum ama bana kafayı taktıktan sonra pek yapacak bir şeyim yoktu. O akşam bana telefon açarak projelerle ilgili görüşmek için, bir kaç proje hakkında bilgi olmak için saat altıya doğru odasına gelmemi söyledi. Proje dosyaları ile beraber odasına gitmek ne bileyim bana aslında başlarda sıradan bir şey gibi geliyordu çünkü daha önce zaman zaman odasında baş başa olmasada bir kaç arkadaşla daha projeleri incelediğimiz oluyordu. Bu arada çalıştığım iş yeri inşaat üzerine, projelerden kastım inşaat projeleri.

Ben o iş yerinde projelerde sorumlu kişinin asistanıyım. İçimde pek bir art niyet olmadan dosyaları alıp yanına geçtim. İçeri girdiğimde saat henüz altı olmuştu. Ben odasına girdiğimde telefonla konuştuğu için dosyaları masasının üzerine bırakarak telefon konuşmasının bitmesini beklemeye başladım. Bir kaç dakika masasında oturmuş, konuşmaya devam etmişti. Ardından masasından kalkarak bana kaş göz işareti yapıp koltuğa oturmamı istedi ve elinde telefonla odadan çıkarak dışarıya şöyle bir göz attı. O an birini aradığını düşündüm ama meğersem diğer çalışanların iş yerini terk edip etmediklerini kontrol ediyormuş, bunu sonralardan anlamıştım. Yaptığı telefon konuşması kiminle idi tam emin değilim, belki karşı tarafta kimse yoktu yani oda olabilir ama inanın hiç abartmada söylüyorum yarım saat boyunca odasında beni bekletti. Artık iş yerinde kimse kalmayınca telefondaki kişiye (tabi varsa birileri) “tamam ben seni sonra tekrar ararım” dedi ve telefonu kapattı.

Saat altu buçuğu bir kaç dakika geçmişti, sonunda bana projelerle ilgili sorular sormaya, kimin dosyası nerede, kimin işleri ne durumda gibisinden şeyler araştırmaya başladı. Ben elindeki dosyanın teknik bilgilerini bilmediğim için pek sorduğu sorulara karşılık veremiyor, sadece kendi kendine söylenmesini dinliyordum. Bir kaç dakika araştırmadan ve kendi kendine konuşmalardan sonra elindeki dosyalardan birini bana uzattı ve dosyanın üzerinde yer alan satırları okumamı istedi. Ben o sırada bana oturmamı söylediği koltukta idim. Koltuk derken yanlış anlaşılmasın, kendi koltuğunun karşısında duran misafir koltuklarından birine oturtmuştu. Tepemde dikilmeye başlayarak dosyalardan bir kaç metin okutturdu. Aslında bununda tam bir oyun olduğunu, saatin daha da geç olması için yaptığı bir numara olduğunu sonradan fark etmiştim. Saat yediye doğru gelirken ve hatta yediyi geçerkendi sanırım elimdeki dosyayı bir defada çekip alarak “her neyse biraz ara verelim istersen sende yorulmuşsundur” diyerek dosyayı masaya bıraktı.

İşte tam olarak o anda bana neler yapmak istediğini, işlerin neden bu saate kaldığını anlamaya başlamıştım. Mola vermek için karşılıklı oturduğumuzda bana evli olup olmadığımı sordu, aslında evli olduğumu bal gibide biliyordu ama sanırım benden “evliyim ama mutsuzum” gibi birşeyler duymayı bekliyordu. Evli olduğumu, gayet mutlu olduğumu ve bana ilişmemesi için ne söylemem gerekiyorsa hepsini tek tek söyledim. Bir yandan beni dinliyor bir yandanda gözleriyle vücudumu kemiriyordu sanki. Mola benim için bitmek bilmiyordu ama onun için gerçekten tam bir göz ziyafetiydi, yani yüzünden bunu anlayabiliyordum. Bir kaç dakika ben konuşurken bana baka baka aletini okşadığını fark etmem biraz zaman almıştı. Yarrağı tamamen sertleşmiş bir biçimde gözlerini bluzumdan içeri diktiğinde birden bire çok şaşırmış bir halde yarrağına baka kaldım. Tabi benim şaşkın şaşkın bakmamdan anlamıştı yarrağını izlediğimi. Elini bariz bir şekilde yarrağına koyarak sıkı sıkı tuttu ve gözlerini gözlerime dikip “senin yüzünden bu haldeyim” dedi.

Ben şoktan çıkamadan ikinci hamlesinide yapmıştı. Söylediklerine karşın söyleyecek tek bir kelimem dahi yoktu. Oturduğu yerde kalkarak yanıma geldiği anda bir hamle ile ayağa kalktım ve “ne yapıyor sunuz, lütfen kendinize gelin” dedim. Tabi onun bu sözümü dinleyecek durumu yoktu çünkü adeta gözü dönmüştü. Yarrağını avuçlamayı bırakmadan yanıma geldiğinde bir kaç adım geri gitmek istemiştim ama diğer eliyle kolumdan tutarak “benden neden korkuyorsun, istediğimi verirsen seni çok mutlu ederim” dedi. Ben hala “yok istemiyorum, lütfen gitmek istiyorum, bırakın beni” gibi şeyler söyleyerek insanlı davranmasını ve beni bırakmasını bekledim. Tabi bu bekleyişim sonuç veren bir bekleyiş olmadı malesef. Kolumu kendinde doğru çekerek dibime kadar sokuldu, sonra dudaklarını yanağıma, ordan boynuma ve sonundada dudaklarıma dayadı. Ben kendimi geri çekmeye başladığımda iki eliyle birden belimden tutarak sıkı sıkı kendine yapıştırdı ve dudaklarımı emmeye devam etti.

Artık “ne olursa olsun, işten atarlarsa atsınlar ne yapayım” diyerek gözümü döndürdüm ve tüm kuvvetimle kendimi geriye doğru çekerek bir tokat salladım. Tokatım tam yanağına oturdu ve gerçekten sert bir tokattı. Benim tokatımla beraber biraz sarsılarak beni bıraktı. Yalnız o tokat iyi bir fikir miydi yoksa kötü mü bilememiştim. Tokatımla beraber yüzünü biraz tuttuktan sonra aynı sertlikte bir tokatta o bana attı. Onun tokatı ile ben ofiste olduğum yere düştüm ve dengem sarsıldı. Bir kaç saniye boyunca başım döndü durdu, bu durumdan istifade ederek üzerime çıktığında bir yandan başımı tutuyor, bir yandanda yalvararak “ne olursun yapma” diyordum. Tam o anda beni altına aldı ve sırt üstü yere yatırarak dudaklarımı öpmeye başladı. Yaşlı bir adama göre oldukça dinç ve kuvvetliydi. Altından kalkmak için defalarca kez direndim, iteklemeye çalıştım ama hepsi nafileydi. Sonunda eliyle tüm vücudumu okşamaya başladı, sık sık amımı avuçlayarak sıkıca tutup “istesende istemesende gireceğim buraya” dedi.

Ben ara ara bağırdığım için elinin biri sürekli ağzımın üzerinde duruyordu. Zaman zaman nefes almakta güçlendiğim için parmakların hafif aralıyor ve nefes almamı sağlıyordu. Zannediyorum ki bir saat kadar altında kıvradım durdum. İlk on dakikası falan amacına ulaşamamıştı, on dakika geçtikten sonra sonunda pantolonumun düğmelerini koparmış ve önümü açmıştı. Direnmekten o kadar yorulmuştum ki artık ağlayarak beni bırakması için yalvarmaya başlamıştım. Ben ne kadar yalvarırsam yalvarayım sanki benim ağmamama bakarak dahada zevke geliyordu. Ben yalvardıkça dahada sertleşmesinden dolayı bir süre sonra yalvarmayıda kestim ve içten içe ağlamaya başladım. Yarım saat kadar uğraltıktan sonra sonunda beni istediği gibi rahat rahat elde etmeye başlamıştı. İçime ilk girdiği sıralar kuruydum ve canım çok acıyordu ama ne kadar istemesedeme amımın içine giren çıkan o kocaman şey beni zevke getirmeyi başarmıştı. Zannetmeyin ki zevke geldiğim için isteye isteye verdim, hayır öyle bir şey yok.

İstemesemde, elimden geldiği kadar “dur yapma” deyip dirensemde işini bitirmeye yakın bir zaman bende yaşanılanlardan zevk almaya başlamıştım. İçime giriş çıkışları sertleştiği anlarda içime boşalacak diye korkuyordum ama ara ara hırslanıp sert sert girerken gerçekten içime boşalacak diye çok ama çok korkuyordum. Zaten o zamanlar pek sesim çıkmasada elimden geldiği kadar yüksek bir sesle içime boşalmamasını istiyordum. Ben ne kadar sesli söylemek istesemde zaten sesim belirli bir seviyede çıktığı için ara ara beni duymayıp umursamıyordu ama duduğu zamanlarda “korkma boşalmam, boşalıp başıma bela mı alayım” diyerek sikmeye devam ediyordu. Bir saat kadar sürdü bu işkence, bir saat boyunca patronum ofisinde beni resmen ağlata ağlata, yalvarta yalvarda sikti. Canım acıdı dedim umursamadı, dur bırak dedim daha fazla üstüme geldi ve sonundada artık boşalmak için hazırlandığı anda yarrağını içimden çıkartarak yüzüme yaklaşık tüm suratıma spermlerini boşalttı.

Daha önce kocam bile yüzüme boşalmamıştı, ilk defa biri suratıma boşalıyordu. Spermleri yüzümde hissettiğimde gözlerim pek açık değildi o yüzden ilk olarak sıcaklıklarını hissettim. İlk hissettiğimdede saçma biliyorum ama yüzüme tükürüyor zannetmiştim. Gözümü hafif araladığında yarrağının tam gözlerimin önünde olduğunu ve üzerime sperm fışkırttığını görmüştüm. O gün işini bitirdiğinde üzerimden kalkarak beni ofiste yerde bıraktı ve çekmecesinden bir kaç tane ıslak mendil atarak yüzümü temizlememi istedi. Yüzümdeki spermleri sildikten sonra sanki hiç birşey olmamış gibi “ben çıkıyorum, yarın görüşürüz” dedi ve kıyafetlerini düzelttikten sonra odadan çıktı gitti. Benim ofisten çıkmam o kadar kolay olmamıştı. O çıktıktan sonra kedimi koltuğa attım ve en az bir saat kadar koltukta öyle oturdum kaldım. Bir saat sonunda biraz yorgun ve bitkin bir şekilde ofisten çıkarak tuvalete gittim. Göz makyajım olsun, rujum olsun hepsi bir yerdeydi, yüzümü yıkayarak tüm makyajımı çıkarttım.

Eve gittiğimde kocam merak içerisinde “aşkım neredesin, neden geç kaldın, cep telefouna neden bakmıyorsun” diye beni soru yağmuruna tuttu. Hiç birşey olmamış gibi numara yaparak iş yerinde işlerin uzadığını söyledim ve yorgun olduğum için duşa girmek istiyorum diyerek yanından ayrılıp duşa gittim. Duşta olan biteni baştan sona defalarca kez düşündüm durdum. En çok aklıma takılan şey acaba o günden sonra artık onun fahişesi gibi birşey mi olacaktım. Bunu acak ertesi günlerde öğrenebilirdim ve aradan geçen günler gösteriyor ki gerçekten artık onun fahişesiyim. Yani bir deta tecavüz yaşadık, ardından bir kez daha benimle birlikte olmak için tecavüze falan kalkışmadı ama her fırsatta odasına çağırarak tekrar isteyip istemediğimi ölçüyor sanırım. İkinci ilişkimiz için sanıyorum benden bir şeyler bekliyor, acaba yaşadıklarımızdan zevk aldığımı ve tekrar yaşamak isteyeceğimi falan mı düşünüyor hiç anlamış değilim. Her neyse o günden sonra bu olayı kocama anlatmak istedim ama yapmadım.

Sizlere yazdığım bu başımdan geçen tecavüz hikayesi aslında zevk alarak yazdığım bir olay değil ama yazmamdaki neden sitenizde bulunan bir tecavüz hikayesinden gerçekten çok büyük zevk aldım. Sanırım tecavüz fantazisi gerçekten zevk verici ama insanın başına gelince pekte öyle olmuyor, en azından benim için böyle.

Leave a Reply